marsta aşk var mı ?

Etiketler : , , , , , , , ,

son günlerde haber kanallarında, haber sitelerinde sık sık marsa giden uzay aracından gelen bilgiler ışığında birşeyler yazılıp çizildi. nasa da elemanlar büyük bir hevesle gelen bilgiler ışığında marsta hayat olup olmadığını ya da marsta bir canlının yaşayabilmesi için ortam olup olmadığını araştırır oldular. açıkcası benimde ilgimi çekti bunlar ama hayat olma kısmını geçtim ben, o kadar ki artık marsta aşk var mı diyecek seviyedeyim. belki saçma gelecektir bu birçok kişiye ama güzel olmaz mı, aşkım için kaç milyon ışık yılı aşıp geldim ben sen biliyor musun diyebilmek ?  aslında bunu zorlasak daha ilginç diyaloglarda çıkar ortaya ama fazla zorlamasak iyi olcak. zira yarın son iki final sınavımdan biri olan nesnel programla sınavı var ve benim her neden se vizelerden sonra girmediğim bu dersin işlenmiş konularına çalışmam gerekiyor. çalışırken aklıma takılan bu soruyu da paylaşmak istedim : )

geçtiğimiz hafta

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , ,

geçen hafta baya bi yoğun başladı. ilk olarak staj geldi, öyle bi geldi ki 3 haftadır yapmadığım için ayaklarım geri geri gitti bile diyebilirim. ama mecburen gittim. sabahın 8′in de o okula gitmek o kadar zor geliyor ki, ya ben o okulda lise öğrencisi iken o kadar erken gitmiyordum. staj öyle böyle geçti ama aynı gün fakültede olan elektronik uygulama dersi vardı ve ben elektronik dersi almaktan pek hoşnut değilim. devreler şunlar bunlar derken bu derste bitti ama ayakta uygulamayı izlemekten belim ne çekti bi ben bilirim. elektronikten o kadar sıkılmıştım ki bir an önce eve gitmek için çok sevdiğim tarih dersini bile beklemeden hemen uzaklaştım okuldan.

salı gününü çok sever gibiyim bu aralar, fizik eskisi kadar korkutmuyor gözümü. aslında benim ki korkmama değil de sanki umursamama gibi birşey oluyor sanırım. salı günleri sadece iki ders fizik dersim olunca diğer tüm gün bana kalıyor. geride kalan onca boş saati okulun spor merkezinde geçirdim. önce spor merkezinin
o çok sevdiğim ve genelde boş olan kafesinde oturup keyifle limonlu soda mı içtim ( son zamanların favorisi ) sonrasında havuza gittim. ama kendi kendime artık çarşambadan önce havuza gitmiyeceğime söz verdim. pazartesi yapılan çok derin temizlik sonucu klorun etkisi salı günü bile sürmeye devam ediyor. böbreklerim tertemiz oldu valla.

çarşamba günleri tüm gün dersim var sayılır. öyle ki 10 a çeyrek kala bi başlıyoruz donanım dersine ( liseden aldığım bi ders uyuyarak geçiyor (:  ) , sonrasın da nesnel programlama ( java ) filan derken akşamı buluyor ders. daha bitmiyor bir de iki ders hiç sevmediğim fizik dersi geliyor üstüne. o kadar güzel derslerin üzerinde fizik alınca çarşambaları sevsem mi sevmesem mi anlayamıyorum. ama bu çarşamba biraz farklıydı. salı gününden sayın fizikcimiz (: verdiği bi haber beni çarşamba günü mutlu etmeye yetti. çarşamba günü atom enerji kurumunda grid konulu bir toplantısı vardı ve ders yoktu.  aslında kıskanmadım desem yalan olur. ama dersin olmaması beni mutlu etti.  bu hafta sevdim çarşambayı.

perşembe günü hatırlamak istemiyeceğim kadar karışık ve yorucuydu. benden üç beş tane olsa yetişemezdi. benden de bir tane olduğu için herşeye yetişemedim ve herşey birbirine girdi. saatlerce beklettiklerim mi olmadı kapılarda. beklemeye dayanamayıp çekip gidenler mi olmadı. o kadar bekleme sonucu ilgilenemediklerim mi olmadı. tek ben hepsini yaptım valla. neyse geçmişte kaldı. unutmak işime geriyor valla.

cuma günleri hakkatten mübarek gün. öyle ki ertesi gün cumartesi ve okul yok. güzel planlar yapmak için cuma günü güzel birgün. bir de buna cuma günü sadece iki ders matematik olduğunu düşünürsek, cuma günü mübarek ötesi birgün oluyor benim için.  bu cuma da öncekiler gibi çok güzeldi. 5 de olan ders için okula 2 gibi gittim. erkenden boşa gitmedim ya. havuz vesilesi tanıştığım, yeni tanışmama rağmen pek bi kanımım kaynadığı arkadaşımla buluştum. hem dün olanlar için özür dilemiş oldu, hem de dertlerini dinledim. bu aralar güzin ablaya rakip olabilirim (: o kadar çok dinliyorum ki kendi dertlerimi unutur oldum.

bi haftada böyle geçip gitti hayatımdan. az kaldı az tükenmesini ömrümün : ) iki gündür düşünüyorum ne kazandırdı bu hafta bana diye ama hala bulamadım sanırım. düşünmeye devam edicem elbet vardır bişiler. bu arada kendime ve arkadaşlarıma tekrardan not ; önemli olmayan insanların sizin hakkındaki düşünceleri ile kendinizi değerlendirmeyin.  (  çok fazla kullandım bu hafta ben bu tümceyi. )

bitti.

geçtiğimiz hafta . . .

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

geride bıraktığımız haftada birçok şey oldu. ilk olarak vize döneminin ikinci haftası olması nedeniyle sınavlar devam ediyordu ve 3 tane sınavım vardır. bunlardan ilki her ne kadar hala kabullenemesem de elektronik dersi sınavıydı. kabullenememdenmidir bilinmez ya da tembelliğimden diyelim bu sınava çalışmadan girdim ve çalışmayınca olmayacağını anladım. sonra ki iki sınav geri de kalan sınavlara nazaran kolaydı. neden kolay, daha önce lisede almış olduğum derslerdi fazla umursamadım hatta hiç umursamadım. sadece bi kaç kişiyle ders çalışırken kendim de çalışmış oldum ve o şekilde sınavlara girdim. ilki nesnel programlamaya giriş dersi idi. java ile programcılığa adım attığımız bu derste lisede daha önceden aldığım programlama derslerinin verdiği rahatlıkla girdim. o kadar rahattım ki sınav anına kadar gezdim, dolaştım. ikinci ise bilgisayar donanımı idi. bu dersi de daha önceden lisede aldığımdan çok rahattım yalnız beklediğimden zor geldi sınav. sınavda tahminimden daha çok terim soruldu. tabi ben kim ezber kim (: kendime göre cevapları verdim bıraktım. sınavlar kolay gibiydi bu hafta anlaşıldığı gibi ama dün gece ilerleyen saatlede geçen hafta olduğum matematik sınavının açıklandığını öğrendim ve 15 aldığımı öğrenince az da olsa kendimi suçlu hissettim. bir daha sınavlardan ne olursa olsun erken çıkmayacağım.
geçen hafta sadece sınavlarla geçti gibi bile diyebilirim. aralarda fırsat buldukça bayadır kabaran izlenecek film listeme göz attım ve bir kaç film izledim. bunlar;

daha sonrasında bilgisayarımı ilk aldığımda gelen vistadan kurtulmayı bayadır planlıyordum ve dün bunu hayata geçirdim. ilk olarak xp driverlarını bulmakla başladım işe. yeni yüklemeden önce hep tedirdiğin olduğum şey birşeyleri yedeklemeyi unutmak ve eski ayarlarımı saklamak. dosyalarımı yaklaşık 3 gündür kontrollü bir şekilde yedekledim ve en son dün firefoxun da yedeğini aldım. firefoxun yedeğini almada kullandığım mozbackup beni o kadar şaşırttıki aldığım yedeği açtığımda yedek alırken açık olan sekmelere kadar saklamış olması hoşuma gitti. tabi beni en çok düşündüren eklentiler idi ki hepsi sapasağlam bir şekilde çalışıyor. yer imlerini ve rss bağlantılarımı saymıyorum bile (:.

uzun bir cumartesi oldu. tüm gün evdeydim ve sınav sonrası bir bir evlerine bikaç günlüğüne giden arkadaşlarım geldi hep aklıma. kıskanmadım desem yalan olur valla. benimde bi yerlere gidesim geldi. gün boyunca gidecek bir yer düşündüm ama aklıma biyer gelmedi. sonunda en iyisi otur oturduğun yerde dedim kendi kendime. umarım önümüzdeki günlerde ilginç şeyler yapmaya kalkmam.