birşeyler eksik.
kategori(ler): benden seyler
Etiketler : bahar geldi, esas kız, esas oğlan, hayat güzel, umutsuz bir hayat hikayesi, yalnızlık
hayatıma uzaktan bakınca sanki herşey tam gibi görünüyor. belki de tamdır. ortalama bir insan gibi benimde günlük yapmam gereken şeyler var. bunlar beni oyalıyor filan derken günler geçip gidiyor. biliyorum ki geçen zaman her dakikasında bize yeni şeyler veriyor ve bir o kadar şeyi geri alıyor. hayat böyle geçip giderken bir zaman gelip geriye dönüp baktığımda şunu yapamadım, bunu kaçırdım, şu eksik kaldı demekten korkuyorum bu aralar. hayatımda herşey tam gibi görünsede birşeyler, birileri eksik. hayat güzel tamam bu konuda eminim artık ama güzellikleri paylaşamamak beni üzüyür beni. korkuyorum ilerde bu güzelliklerin farkına varamamaktan. dönüp baktığımda hatırladığım şeyler sadece benden ibaret olamasından, anılarımda sadece birkaç güzel şey kalmasından korkuyorum. aşık olmak istiyorum artık baharın da gelmesiyle, güzel hayallere dalmak istiyorum, herşeyi olduğu gibi değilde görmek istediğim gibi görmek istiyorum. tamam her ne kadar yalnızlığı, sessizliği, karanlığı sevsemde bazen böyle kalabalık olsa en azından iki kişilik bir kalabalık (: sonra güzel aşk şarkıları çalsa, karanlık değilde güneş doğsa artık fena mı olur ? bıktım artık aşkı sadece filmlerde görmeye, bıktım filmdeki esas oğlanla esas kızın mutlu mesut olduğunu görmeye. nerde benim esas kızım ? yakınlarda bi yerdesin de ben mi göremiyorum, yok sa sen mi saklanıp duruyorsun ısrarla. biliyorum çok uzakta değilsin. çıkıp geleceksin bigün, nolur fazla sürmesin gelmen. burada seni bekleyen biri var unutma.
google bize logo yapmış.
kategori(ler): servis duyuruları
Etiketler : 23 nisan, google, logo
geçen sene kampanyaların işe yaraması sonucu googledan gelen ilk logodan sonra bu sene yapılacak olan logoyu büyük merakla bekliyordum ki merakımı bir kaç dakika önce giderdi google. yeni logo yine çok güzel. inanmıyorsanız bakın .

geçtiğimiz hafta . . .
kategori(ler): benden seyler
Etiketler : bilgisayar donanımı, driver, film, film listesi, firefox eklentileri, firefox yedekleme, in the name of the king, java, kabadayi, matematik, mozbackup, nesnel programlama, p.s. i love you, rss bağlantıları, sürücü, the bank job, the eye, the kingdom, windosw vista, windows xp, yedek alma, yer imleri
geride bıraktığımız haftada birçok şey oldu. ilk olarak vize döneminin ikinci haftası olması nedeniyle sınavlar devam ediyordu ve 3 tane sınavım vardır. bunlardan ilki her ne kadar hala kabullenemesem de elektronik dersi sınavıydı. kabullenememdenmidir bilinmez ya da tembelliğimden diyelim bu sınava çalışmadan girdim ve çalışmayınca olmayacağını anladım. sonra ki iki sınav geri de kalan sınavlara nazaran kolaydı. neden kolay, daha önce lisede almış olduğum derslerdi fazla umursamadım hatta hiç umursamadım. sadece bi kaç kişiyle ders çalışırken kendim de çalışmış oldum ve o şekilde sınavlara girdim. ilki nesnel programlamaya giriş dersi idi. java ile programcılığa adım attığımız bu derste lisede daha önceden aldığım programlama derslerinin verdiği rahatlıkla girdim. o kadar rahattım ki sınav anına kadar gezdim, dolaştım. ikinci ise bilgisayar donanımı idi. bu dersi de daha önceden lisede aldığımdan çok rahattım yalnız beklediğimden zor geldi sınav. sınavda tahminimden daha çok terim soruldu. tabi ben kim ezber kim (: kendime göre cevapları verdim bıraktım. sınavlar kolay gibiydi bu hafta anlaşıldığı gibi ama dün gece ilerleyen saatlede geçen hafta olduğum matematik sınavının açıklandığını öğrendim ve 15 aldığımı öğrenince az da olsa kendimi suçlu hissettim. bir daha sınavlardan ne olursa olsun erken çıkmayacağım.
geçen hafta sadece sınavlarla geçti gibi bile diyebilirim. aralarda fırsat buldukça bayadır kabaran izlenecek film listeme göz attım ve bir kaç film izledim. bunlar;
- P.S. I Love You ( 2007 )
- The Eye ( 2008 )
- In The Name of The King ( 2007 )
- The Bank Job ( 2008 )
- Kabadayı ( 2007 )
- The Kingdom ( 2007 )
daha sonrasında bilgisayarımı ilk aldığımda gelen vistadan kurtulmayı bayadır planlıyordum ve dün bunu hayata geçirdim. ilk olarak xp driverlarını bulmakla başladım işe. yeni yüklemeden önce hep tedirdiğin olduğum şey birşeyleri yedeklemeyi unutmak ve eski ayarlarımı saklamak. dosyalarımı yaklaşık 3 gündür kontrollü bir şekilde yedekledim ve en son dün firefoxun da yedeğini aldım. firefoxun yedeğini almada kullandığım mozbackup beni o kadar şaşırttıki aldığım yedeği açtığımda yedek alırken açık olan sekmelere kadar saklamış olması hoşuma gitti. tabi beni en çok düşündüren eklentiler idi ki hepsi sapasağlam bir şekilde çalışıyor. yer imlerini ve rss bağlantılarımı saymıyorum bile (:.
uzun bir cumartesi oldu. tüm gün evdeydim ve sınav sonrası bir bir evlerine bikaç günlüğüne giden arkadaşlarım geldi hep aklıma. kıskanmadım desem yalan olur valla. benimde bi yerlere gidesim geldi. gün boyunca gidecek bir yer düşündüm ama aklıma biyer gelmedi. sonunda en iyisi otur oturduğun yerde dedim kendi kendime. umarım önümüzdeki günlerde ilginç şeyler yapmaya kalkmam.
ve ankara blog yazarları buluşması gerçekleşti
kategori(ler): genel
Etiketler : ankara blog yazarları buluşması, bahçeli cafe bistro, mangal, piknik, yaka kartı
yaklaşık bir aydır planları yapılan ankara blog yazarları buluşması bugün gerçekleşti. buluşma barış ünver ve mücahit yılmaz ın organizasyonu ile bahçeli cafe bistro da oldu. buluşma her ne kadar daha erken başlasada ben de saat 14:00 gibi katılma fırsatı buldum. gittiğimde yaklaşık 25 kişi filan vardı ( saymadım emin değilim ) benden sonra da gelen oldu. tek geç kalan ben değildin anlıyacağınız. toplantıda güzel konuşmalar, tartışmalar oldu. ortam tahminimden sıcak ve eğlenceliydi. yaka kartımız bile vardı. toplantı boyunca boynumuzda sallanıp durdu. hatta bazılarımı toplantıdan sonrada bi süre taşımaya devam etti : ) . toplantıda başta barış ünver ve mücahit yılmaz olmak üzere hamdi yaman, mustafa türksavaş, erhan yakut la tanıştım. bir daha ki toplantı için alternatif fikirler geliştirildi. en güzelleri erhan abiden geldi, gündüz seminer ortamı akşam eğlence : ). bir daha ki toplantı zamanı için görüşler alınsada sanırım tam olarak bir tarih belirlenemedi. ama yakın zamanlarda olacağı kesin. bir daha ki sefere piknik gibi birşeyler olsa aslında fena olmaz. böyle mangal başında daha bi güzel olur gibi geldi bana bu işler : ). o zamana kadar belki kolestrolüm biraz daha dengeye girmiş olur ve bende istediğim gibi tıkınabilirim. toplantıdan geriye elimde kalan tek fiziksel şey olan yaka kartımı çekmecemin kulpuna astım bakar bakar toplantıyı hatırlarım artık : P .
son bir hafta
kategori(ler): benden seyler
Etiketler : ankara blog yazarları, ankara blog yazarları toplantısı, ders notu, fizik, fotoğraf, gölbaşı, hafta sonu, havuz, kızılcahamam, klor, matematik, spor salonu, tarih, türkçe, vize
son bir haftadır bir koşuşturmacadır gidiyor. bunun büyük nedenlerinden biri vize haftası olmasından bir diğer nedeni ise benim eve sığamamam. nedense evde durmak, bilgisayar başından birşeyler yapmak çok sıkıcı geliyor bir kaç gündür.
öncelikle sınav haftası olması beni tedirgin yapmaktaydı. ders çalışmasam bile kendi kendimi rahatlatmak için bile olsa ders çalışıyormuş gibi yapıyorum. elimde defterler, ders notları filan bir köşede sanki göz atıyormuş gibi yaparak vicdanımı rahatlatıyorum. en azından denedim diyebilmek için bunlar : ) . bir diğer taraftan ise, halen devam ettiğim spor salonunda ki çalışmalar devam ediyor. nasıl etmesin, kolestrol hat safhalara çıkmış durumda bu gidişle az da olsa yediğim yemeklere de veda edicem. hayatımda bir diğer yenilik olarak da okulun yine yeni yeni keşfetmeye başladığımı diğer bir nimeti olan yüzme havuzu : ). bu hafta boyunca hergün havuzda hem stress attım hem de kolestrolümün düşmesi için az da olsa çabalamış oldum. bir hafta boyunca sırt çantamda bilgisayarımın yerinde havlu, bone, şort gibi malzemeler dolaşıyor. bilgisayarım o kadar kızmış duruma ki ikidir mavi ekran hatası veriyor : ) kıskandı sanırım bu durumu.
geçen bir hafta içinde matematik, türkçe, tarih ve fizik sınavlarına girmiş bulunuyorum. bunların içinde en kısa süreni matematik oldu.
matematiğe o kadar çok çalışmama rağmen nedense önüme sınav kağıdı gelince birden birşeyler oldu, daha sınavın 10. dakikasında çıkasım geldi. her ne kadar direndiysemde 5 dakika sonra sınavdan çıktım. tabi 70 dakika süresi olan bir sınavda bu kadar sürede neler yapılabilir siz düşünüz.
ikinci sınav olarak türkçe geldiki, türkçe sınavı türkçe dersinden daha bir eğlenceli geldi. saten sınav testti ve cevaplar sağdan soldan ben istemesemde geldi : ). hatta 3 mt. ötemdeki arkadaşla cevaplarımızı bile karşılaştırdık.
ve benim en sevdiğim dersin sınavı yani tarih. tarih hocam beni yine şaşırtmadı ve tam beklediğim gibi iki soru yöneltti. birinci soru 1919 antep işgaline ait bir telgrafa göre döneme dair sonuçlar çıkarma, ikinci soru ise yine gerçek bir kanıt olan kartpostalla ilgili yorum yapmaktı.
son sınav olan fizik. aslında fizik için pek umudum yoktu. bir hafta boyunca stress yaptım ama hiç çalışasım gelmedi. dün gece yatmadan önce vicdanımı rahatlatmak için sadece birkaç formüle göz atıp uyumuştum. bugün sınavda bi baktım çalıştığım formüllerle çözülecek sorular : ) dururmuyum ben de 5 sorudan 4 ünü çözdüm tabi. biri biraz yarım yamalak ama hiç yoktan iyidir : )
hafta sonu güzel planlarım var. özellikle bir kaç haftadır bitirmem gereken birşey var onu bitirecem. eğerki biterse buradan haber veriririm saten. sonrasında yarın ankarada türk blog yazarları toplantısı var, eğer bi sorun çıkmazsa yarın ona da katılcam. pazar günü yeşillik görmek istiyorum biraz, fotoğraf filan çekesim var. gölbaşı ve ya kızılcahamama gitmeyi çok isterim. tabi bunlar planda. havuzdan dolayı klora alıştı böbrekler olmadı havuz görünür yine : ).
